Çocuk Tacizi Anlatmıyor, Davranışlarıyla Belli Ediyor!

10 Yaşındaki Ceylin Atik‘in Tecavüz Edilip Öldürülmesinden Sonra, Çocuk Tacizi Hakkında uzmanlar çocukların yaşadıkları istismarı ebeveynlerine anlatmakta zorlandıkları için çocuklarının davranışlarındaki değişikliğe dikkat edilmesi konusunda aileleri uyarıyor.

Çocuk Tacizi ve Çocuğa cinsel istismar, çocukta hayatı boyunca taşıyacağı çok büyük travmalara ve güven kaybına yol açıyor. Çocuk Tacizi hakkında cinsel tacize uğrayan çocuğun fiziksel ve psikolojik bütünlüğüne karşı tehdit aldığını belirten Barlas, bu tehdidin çocukta azımsanmayacak bir travmaya neden olduğunu söyledi.

Davranışlarındaki Değişikliğe Dikkat!

Çocuk Tacizi nin tespit edilmesinden sonraki süreçte ilk önce ebeveynin çocuğunu koruma altına alarak fiziksel güvenliğini sağlaması olduğunu ifade eden Barlas, taciz ya da cinsel istismara uğramış çocuğun hem fiziksel hem de psikolojik tepkiler verdiğini belirterek tepkileri şöyle sıraladı:

Uyuma problemleri, anne – babaya karşı gelme, ne olacağını düşünmeden davranma, iştah problemleri sık görülen sorunlardır. Bu problemlere ek olarak özellikle cinsel istismarın anlaşılmasında belirgin ipuçları vardır.

Çocuğun cinsellikle ilgili konulara yaşından daha fazla ilgi göstermesi, yaşı ile uyumlu olmayan cinsel davranışlarda bulunması ve konuşması bu belirtilerin başında gelmektedir. Ayrıca çok sık genital bölgeye dokunma, özel bölgelerini gösterme ihtiyacı, annesini ve babasını veya bir başkasını aşırı bir şekilde öpmesi, onlara fazlaca dokunma isteği göstermesi de bu ipuçları arasında sayılabilir. Çocuğun gece-gündüz alt ıslatmaya başlaması, okul-akran konusunda çatışmalar yaşaması, gece sık kabus görmesi, bedenini kirli veya zarar görmüş olarak hissetmesi örnek olarak verilebilir. Ayrıca cinsel istismara uğramış çocukların yaptıkları resimlerde, kurdukları hayallerde veya oynadıkları oyunlarda yaşamış oldukları duruma ilişkin ipuçları bulunmaktadır.”

Her Çocukta Değişik Tepkiler Ortaya Çıkar.

Tüm belirtilerin olmasının % 100 çocuğun istismara uğradığı anlamına gelmediğine dikkat çeken Barlas, “Belirtiler çocuktan çocuğa farklılık gösterebilir. Bir çocuk içe kapanıp, ağlama, bedeni ile ilgili şikâyet etme davranışlarını gösterirken, bir diğer çocuk önceden olmadığı kadar öfkeli, saldırgan hale gelebilir. Çocukları cinsiyetine göre belirtileri diye ayırmak yerine çocukların genel hal ve hareketlerinde değişiklik olması en büyük belirleyicidir. Bu noktada önemli olan annelerin ve babaların çocuğun olağan halinin dışında davranış göstermiş olup olmadığını gözlemlemeleridir.” diye konuştu.

Çocuk Koruma Altına Alınmalıdır

Cinsel tacize uğramış çocuk fiziksel ve psikolojik bütünlüğüne karşı tehdit almış demektir” diyen Barlas, şu uyarılarda bulundu:

“Bu tehdit çocukta azımsanmayacak bir travmaya yol açabilir. Cinsel istismarın tespit edilmesinden sonraki süreçte çocuğun fiziksel güvenliliğini tekrar sağlamak ve onu koruma altına aldıktan sonra çocuk yargılanmadan dinlenmelidir. Eğer çocuk bunu bir öğretmenine açıklamış ise, öğretmen bunu gerekli yerlere ve aileye bildirmelidir. Eğer çocuk ailesine bu durumu açıklamış ise yine aile gerekli yerlere bu durumu bildirmek ile yükümlüdür. Çünkü cinsel istismar bir suçtur ve mutlaka gerekli yerlere bildirilmesi gerekmektedir.”

Çocuk Yargıdan Uzak Bir Şekilde Dinlenmeli!

Çocuğun çevresindeki kişilerin travmayı atlatabilmesinde çocuğa en çok desteği verecek kişiler olduğunu belirten Barlas, “Bu yüzden bu kişilerin son derece yargıdan uzak bir şekilde çocuğu dinlemeleri, ona tekrardan korunaklı ve güvenli alanı sağlamaları gerekmektedir. Çocuğa asla “günah, ayıp, saklamamız gerek” şeklinde cümleler kurulmamalı, çocuğa her zaman destek olunacağı aktarılmalıdır. Ancak bu korumanın aşırı düzeyde olmamasına dikkat edilmelidir. Çocuk sosyal çevresinden ve okulundan uzaklaştırılmamalıdır. Bu güven ve korunma çocuğu dış dünyadan soyutlamadan sağlanmalıdır” diye konuştu.

Çocuğun istismara uğradığı kişi ile ilişkisinin mutlak suretle kesilmesi gerektiğini belirten Barlas, şu tavsiyelerde bulundu:

 

O Kişiyle ilişkisi Kesilmelidir!

“O kişinin artık kendisine zarar veremeyeceği çocuğa bildirilmelidir. Çünkü istismara uğrayan bir çocuğun en büyük eksiği kendisini güvende hissetmemesidir. Çocuğun bir süre uyku, iştah, duygularını düzenleme konusunda sıkıntı yaşayabileceğini aileler bilmeli, çocuğun eski düzenine geri dönmesini hemen beklememelidirler. Çocuğa anlayış ile yaklaşılmalı, eski düzenine hızlı bir şekilde dönmesi için baskı yapılmamalıdır. Cinsel istismara bağlı olarak ailelerde de zaman zaman öfke ve suçluluk duyguları görülebilir. “Engelleyemedik, bizim suçumuz, koruyamadık” tarzında düşünceler sıklıkla görülebilir. Bu tip düşünceler, öfke ve suçluluğu arttırabilir, bu durum çocuğa da yansıyabilir. Bu noktada ebeveynlerin mümkün oldukça duygularını düzenlemeleri, kendilerini suçlamamaları gerekmektedir. Ancak çoğu kez bu durumları aileler ve çocuklar tek başlarına atlatamazlar, destek almaları gerekebilir.”

Profesyonel Yardım Alınmalı

Travma tedavisinin özel bir tedavi olduğunu belirten Duygu Barlas, “Bu noktada çocuk için profesyonel yardım alınması gerekli olabilir. Çocuk Tacizi ve Cinsel istismarlar ve buna bağlı olarak oluşmuş olan travmalar çocukluk döneminde çözülemez ise çocuk büyüyüp yetişkin olduğunda da izleri görülebilir. Cinsel kimlik oluşumunda bozulmalar,  kişilik bozuklukları, kronik depresyon yeterince sağlıklı olmayan ilişkiler, karşı cins ile ilgili problemler ortaya çıkabilir. Sadece çocuk büyüyüp yetişkin olduğunda değil, çocuğun her yaşta içinde bulunduğu hayatında da aksamalara sebebiyet verebilir. Dikkat işlevlerinde bozulma, zaman zaman öfke patlamaları, ciddi anlamda unutkanlıklar, okuldan ve arkadaş ortamından uzaklaşma, aile ile iletişim kurmak istememe gibi sorunlar gözlemlenebilir. Travma çözülmediğinde ve tedavi edilmediğinde bu tip durumlar kaçınılmazdır.”

Lütfen Konuya Oy Verin
[Toplam: 3 Average: 5]

Konu Hakkında Bir Yorum Yazar mısın Lütfen :)