Keşfetmek Çocuklarda Öğrenmeyi ve Mutlu Olmayı Sağlıyor

Bireyin doğuştan gelen özellikleri arasında merak duygusu da vardır. Çocuklar öğrenmekten ve keşfetmekten büyük keyif alırlar. Mutlu olmanın ve kendine güvenin en önemli yollarından biri yeni şeyler keşfetmek. Beyin ne kadar çok eğlenirse o kadar çok öğrenir. Keyif aldığımız zaman o davranışı pekiştirmiş oluruz.

keşfetmekMutlu Olmanın En Önemli Yolu Keşfetmektir

Uzman Klinik Psikolog Leyla Arslan, çocukların öğrenmekten ve dünyayı keşfetmekten büyük keyif aldıklarını ve bunun sonucu olarak mutlu olduklarını söylüyor. Bu keşif ve öğrenme çocuklar için sevinçtir. Çocuklar için en büyük mutluluk olduğu gibi, bu yetişkinler için de böyledir. Yeni bir şeyler keşfetmek mutlu olmanın en önemli yollarından birisidir. Çocukların keşfetme istekleri engellendiği zaman mutsuz olurlar, gelişmeleri durur, üretkenlikleri yavaşlar ve ruh sağlıkları bozulur. Psikolojik olarak sorun yaşamaya başlarlar. Bu durum sonucunda çocuktan başarı, toplumsal katkı ve üretkenlik beklenemez. Çocukların mutlu olması, doğuştan gelen spontanlığın korunması için keşfetme arzusu engellenmemelidir. Aksine anne-baba olarak bunu engelleyen durumların ortadan kaldırılması gerekir.

Çocuğu Engellemek Özgüvenini Zedeliyor

Çocuğun keşfetme isteğini aileler bazen bilinçli ya da bilinçsiz olarak engelleyebiliyor. Bu engelleme nasıl olur? Aileler çocuğu gelişim düzeyini dikkate almadan üst düzeyde yani çocuğun gücünün üstünde şeyler yapmasını beklerler. Bu durum da çocukların kaygı duymasına neden olur, çocuğun özgüvenini zedeler ve dolayısıyla da mutsuz olmasına sebep olur.

Aileler, çocuğun mutlaka birinden korkması gerektiğini ve mutlaka ceza alması gerektiğini düşünür. Onlara göre çocuğu mutlaka engelleyen biri olmalıdır. Genellikle babalar kendine bu rolü üstlenir. Bu da çocukların özgüvenine, kişiliklerine ve öğrenmesine zarar verir. Doğru olan çocuğu sevgi ile büyütmek, daha sonraki adımı çocuktan evvel anlayabilmek ve o noktaya eğlenceli bir şekilde varmasını sağlamaktır. Çünkü beyin eğlendiği kadar öğrenir. Yani keyif aldığımız davranışı pekiştirir, devam ettiririz. Sürekli kısıtlanan çocuk mutsuz olur, mutsuz olan çocuğun öğrenmesi yavaşlar. Yetişkin oldukları zaman gülmeyi ve öğrenmeyi bilemez ve depresif bir kişiliğe dönüşebilirler.

Eğitim sistemi içinde de beden eğitimi, müzik ve resim derslerinin çok ciddiye alınmaz. Oysaki bu dersler çok önemlidir. Çünkü çocuk ifade becerisini bu dersler sayesinde geliştirir.

Mutsuz Çocuklar Büyüyünce Depresif Olabiliyor

Mutsuz çocuklar yetişkin olduklar zaman da mutsuz bireyler oluyorlar. Bu nedenle hayatı çok ciddiye alıyorlar ve depresif kişilikleri oluyor. Psikiyatrik sorunlar üzerinde biyolojik yatkınlığın yanı sıra çevresel faktörlerin de etkisi vardır. Mutsuz bir kadının mutlu bir çocuk yetiştirmesi mümkün değildir. Çocuğun çevresinde yaşanan olumsuz olaylar, eğitimdeki değişiklikler, çocuktan yapamayacağı bir şeyin istenmesi ya da yapmak istediği şeyin engellenerek tam tersinin yaptırılması çocuğun ruhsal gelişimi üzerinde olumsuz etkileri vardır. Çocuklar hissedilen duyguları doğru algılarlar. Çocuklarım mutlu olmasını istiyorsak önce bizim mutlu olmamız gerekir. Çünkü çocuklar duyduklarından gördüklerini uygularlar.

Lütfen Konuya Oy Verin
[Toplam: 1 Average: 5]

Konu Hakkında Bir Yorum Yazar mısın Lütfen :)