Image default
ilişkiler

Platonik Aşk Takıntı Mıdır?

Platonik Aşk Takıntı Mıdır?

Platonik aşk bazen takıntıya dönüşebilir. Bu durumun kaynağı çocukluk hatta bebeklik dönemine kadar uzanabilir. Güvenli bağlanma problemleri platonik takıntının gelişmesinde önemli bir faktördür. Uzman Klinik Psikolog, Psikoterapist Gülçin Şenyuva, takıntı haline gelen platonik aşklarla ilgili değerlendirmelerde bulundu.

Platonik Aşk
“Aşk insanlık tarihi kadar eskiye dayanıyor. Tarihe ismini yazdırmış bazı aşklar; Leyla ile Mecnun, Ferhat ile Şirin, Hades ve Persephone. Daha nice aşk efsaneleri, aşk hikâyeleri, aşk şiirleri, aşk şarkıları, aşk ölümleri… Bazılarını okuduk, bazılarını gördük hatta bazılarını yaşadık.

AŞK.. Delilik midir? Duygu mudur? Yoksa bir uçuş mudur? Eğer aşk bir uçuş ise bunun için iki gerekir Çünkü aşkta tek kanatla uçulmaz. Her ne kadar bazen sevilen kişinin sevildiğinden haberi olmasa bile, seven sevdiğini söyleyemese bile..

İnsanlar için birine güvenmek, samimi ilişkiler kurmak önemlidir. Bunu devam ettirme isteği de insani bir davranıştır. Bu nedenle sağlıklı insan ilişkileri kişinin yaşam memnuniyetini artırmakla birlikte fiziksel ve ruhsal sağlık durumunu da etkilemektedir.

Takıntı, kişinin zihnine sürekli var olan, tekrar eden, istenmeyen şekilde gelen, kişide sıkıntı oluşturan olan, rahatsız eden düşüncelerdir. Bu düşünceler kişi de yoğun şekilde yaşanır. Yarattığı sıkıntı günlük yaşamı olumsuz yönde etkiler.

Platonik, gerçekte var olmayan, hayalde yaşanan, hep öyle kalması istenilen anlamına gelmektedir. Platonik takıntı, takıntılı aşk, aşk bağımlılığı ya da ilişki bağımlılığı olarak değerlendirilir. Takıntılı aşk, kişinin gerçek ya da ulaşılamayan bir aşkı takıntı haline getirmesidir. Bu durumda kişi tüm yaşamını o kişiye göre yönlendirir ve yoğun duygular yaşar. Bu durum tarih boyu güzel olarak kabul edilmiş; fakat bu kavram bir noktadan sonra kişinin kendisine ve çevresine zarar vermesine neden olabilir. Kişinin işlevselliğini düşürebilir.

Platonik aşk yaşayan kişi, karşısındakine güven duyma, ayrılık ile ilgili kaygılarla zihnini meşgul eder. Bu kaygılarından kurtulmak için de kendini rahatlatmaya çalışır. Bunun için sürekli onu arar, takip eder, “beni seviyor musun” diye sorular sorar. Bu şekilde davranarak bir süre de olsa kişinin kaygısının düşer. Sonrasında zihnini meşgul eden düşünceler tekrar gelir. Bu durumlar da takıntı oluşmasına neden olur.

Platonik takıntılı kişi sadece aşık olduğu kişinin kendisini mutlu edeceğine inanır. Kendisi mutsuz olduğunda aşık olduğu kişinin de mutsuz olmasını ister. Aslından platonik aşk yaşayanlar gördüğü kişiye değilde zihninde yarattığı kişinin kendisinde oluşturduğu varlığa ve anlama aşık olmuştur.

Kişinin reddedildiğini düşündüğü için fiziksel ve duygusal olarak devamlı kendisini kabul ettirme çabası içine girer. Platonik takıntının nedenleri kişinin hedeflerinin olmaması, iş ve sosyal hayatının kendisini tatmin etmemesi ile ortaya çıkan anlamsızlık duygusudur. Bunun yanında, düşük özgüven, başarısızlık, yetersizlik hissi kişide kaygıya sebep olur. Böylece kişinin zihnindeki platonik sevgili kişinin yaşadığı boşluğu doldurduğunu düşünmesine neden olur.

Platonik takıntının oluşmasında güvenli bağlanma problemlerinin önemli etkisi vardır. Güvenli bağlanma, kişinin kendisini sevilmeye değer bir kişi olarak algılamasıdır. Bu kişiler ilişkilerinde karşısındaki kişiye bağlı olmaktan dolayı mutludur. Terk edilmeye dair ya da istenmediklerine dair kaygıları bulunmaz. Güvenli bağlanmanın oluşabilmesi için, kişinin bebeklik ve çocukluk döneminde ilgi ve ihtiyaçlarının karşılanması, bebeğin-çocuğun bakımını yapan kişinin orada olduğunu bilmesi gerekir. Kişide güvenli bağlanma problemi varsa kişilerde takıntılı aşka daha sık rastlanır.

Bağımlı ve obsesif kişilik özelliği olan kişilerde takıntılı aşk daha fazla görülür. Bağımlı kişilik özelliğine sahip kişiler, terk edilme korkusu ile yaşar. İlişkinin bozulmaması için büyük çaba harcarlar. Hayattan keyif almaya dair kendilerini zorunlu hissederler ve mutluluğu hak etmediklerine inanırlar. Genel olarak özgüvenleri düşük olur. Obsesif kişilik özelliği olan kişileri, belirsizlik çok fazla rahatsız eder. Hata yapmaktan korktukları için mükemmeliyetçi olurlar.

Sağlıklı Aşk Var Mı?

İlişkideki en önemli unsurlar güven ve saygıdır. Sağlıklı bir ilişkinin temeli için kişilerin istek ve ihtiyaçlarını konuşabilmeleri gerekir. Kişiler birbirlerinin bu istek ve ihtiyaçlarına duyarlı olmalıdır. Duygusal yaşantılar yaşadığımız olayların değil olaylarla ilgili düşüncelerimizin yansımasıdır. Eğer yaşamımızda değişiklik istiyorsak öncelikle farklı düşüncelerin oluşmasını izin vermek gerekir.

 

Lütfen Konuya Oy Verin
[Toplam: 2 Average: 5]

ilgili Diğer Konular

Konu Hakkında Bir Yorum Yazar mısın Lütfen :)