Vücudun Susuz Kalması ve Belirtileri

Su, vücut ağırlığınızın yaklaşık üçte ikisini oluşturur ve bir kişi birkaç günden fazla su olmadan yaşayamaz. Vücuttaki her hücre, organ ve doku suya bağlıdır. Vücut üzerinde çok önemli roller oynar. Vücudun susuz kalması durumundan bir takım rahatsızlıklar ortaya çıkar.

vücudun susuz kalması
Suyun Vücuda Faydaları 

  • Vücut sıvılarının dengesini korumaya yardımcı olur.
  • Vücut ısısını düzenler ve korur.
  • Eklemlerinizi ve gözlerinizi yağlar.
  • Dokularınızı, omurilik ve eklemlerinizi korur.
  • Vücudunuzun atık ürünleri ve toksinleri çıkarmasına yardımcı olur.
  • Sindirime yardımcı olur.
  • Kalori alımını kontrol etmeye yardımcı olur.
  • Cildinizin iyi ve genç görünmesini sağlar.

Su olmadan, vücudunuz düzgün çalışmaz. Bu nedenle, vücudunuzu sulu tutmak önemlidir. Hidratlı kalmak için, sıvı içmek ve su içeriği bakımından zengin besinler tüketmek gerekir. Bazen, vücudunuz normalden daha fazla su kaybedebilir. Bu şiddetli fiziksel aktivite, aşırı terleme, ishal, kusma, diyabet ve sık idrara çıkma nedeniyle oluşabilir. Vücudun susuz kalması, vücudunuzda elektrolit dengesizliğine ve dehidratasyona neden olur ve vücudunuzun en iyi şekilde çalışmasını zorlaştırır. Çoğu kişi vücudunun yeterli suya sahip olmadığının farkında değildir. Susuz kalma belirtilerini anlamak, su alımınızı artırmanız gerektiğinde size yardımcı olacaktır. İşte vücudun susuz kalması sonucunda gösterdiği belirtiler;  

1. Baş Ağrısı ve Baş Dönmesi

Baş ağrısı ve sersemlik, vücudunuzun su içermediği olası işaretlerden bazılarıdır. Vücudunuzun hidrasyon seviyesindeki bir düşüş, beyninizi çevreleyen sıvı miktarını azaltır. Vücudun susuz kalması migrenlerin yanı sıra ağrılı baş ağrılarını tetikler. Ayrıca, dehidrasyon, beyine oksijen ve kan akışını azaltır. Baş ağrısı çekiyorsanız, bir hap içmek yerine, bir bardak su için. Baş ağrısının dehidratasyona bağlı olması durumunda, bir süre sonra ağrı geçer.

2. Kötü Konsantrasyon

İnsan beyni yaklaşık olarak yüzde 90 sudan oluştuğundan, susuz kaldığında kesinlikle işaretler gösterir. Beyindeki su eksikliği, karar verme, hafıza ve ruh halinizi etkileyebilir. Dehidrasyon bile unutkanlık ve odaklanma, düşünme ve iletişim zorluk gibi beyin sis belirtileri neden olabilir.

3. Ağız Kokusu ve Ağız Kuruluğu

Ağız kokusu, vücudunuzun suya sahip olmadığının başka bir işarettir. Su eksikliği nedeniyle, vücudunuz antibakteriyel özellikleri içeren daha az tükürük üretir. Bu ağızda bakterilerin fazla büyümesine yol açarak, kötü veya kokmuş nefeslere neden olur. Ağız kokusu ile birlikte ağız kuruluğu olabilir. Su, mukus zarlarını boğazda nemli tutan ve böylece ağız kuruluğunu önleyen yağlayıcı gibi çalışır.

4. Kabızlık ve Diğer Sindirim Sorunları

Su sindirim sistemini yağlamaya yardımcı olur ve sindirim sistemini esnek ve temiz tutar. Bu, bağırsak hareketlerinizi düzenli tutmaya ve kabızlığı önlemeye yardımcı olur. Ayrıca, ishal veya kusma nedeniyle aşırı sıvı kaybı da dışkıları sertleştirebilir ve kabızlığa yol açabilir. Vücuttaki su eksikliği bile mide ekşimesine ve hazımsızlığa neden olabilir.

5. Ani Açlık Hissi

Ani açlık hissettiğinizde, bir şeyler yemeden önce bir bardak su için. Susuz kaldığınızda, vücudunuz beyninize acıktığınız zaman gönderdiği sinyalleri gönderir. Tuzlu bir tedaviye son vermek, vücuttaki su ve elektrolit kaybına bağlı olabilir. Sadece 1 çay kaşığı tuz ile birlikte bir bardak suya 1 limon suyu karıştırılarak sodyum içeren bir spor içeceği veya kendi limon suyunuzu hazırlayabilirsiniz. Bazı insanlar tatlı bir şey için istek duyuyorlar. Bu, vücudunuzun glikojen üretimi ile zorluk yaşadığı zaman olur. Bu durumda, su içeriğinin yanı sıra tatlı olan karpuz, papaya gibi şeker içeriği bulunan meyveleri tercih edin.

6. idrarda Değişiklilik

İster inanın ister inanmayın, birkaç saatte bir tuvaleti kullanmıyorsanız, vücudunuz muhtemelen sudan yoksundur. Sağlıklı bir miktarda su alımı düzenli idrara çıkma, günde 4 ile 7 kez sonuçlanır. Vücudunuz idrar yoluyla toksin salgıladığından, düzenli aralıklarla idrar yapmamak sorun yaratabilir. Ayrıca, idrarınızın rengine bir göz atın. Hidrasyon düzeyinizin önemli bir göstergesidir. Berrak veya açık renkli idrar vücudunuzun iyi durumda olduğunu gösterirken koyu sarı veya sarı renkli idrar konsantre idrarı gösterir ve genellikle vücudunuzun su içermediğine dair bir işarettir.

7. Yorgunluk ve Uyuşukluk

Vücudunuzun susuz kalması durumunda yorgunluk ve uyuşukluk hissedersiniz. Su eksikliği, düşük kan basıncı ve beyinde dahil olmak üzere vücut boyunca yetersiz oksijen kaynağına neden olur. Oksijen eksikliği uykuya, yorgunluğa ve uyuşukluğa neden olur. Dahası, susuz kaldığınızda, vücudunuz doğru kan dolaşımını sağlamak, besinleri taşımak ve hatta nefes almak için çok fazla çalışması gerekir. Ekstra enerji harcamak, normalden daha hızlı yorulmanızı sağlar. Hidratlı kalmak, uyanık ve enerjik kalmanın en kolay yollarından biridir, bu yüzden su şişenizi yanınızdan ayırmayın.

8. Eklem ve Kas Ağrısı

Su sağlıklı eklemlerin ve kıkırdağın hayati bir bileşenidir. Aslında, yaklaşık yüzde 80 su içerirler. Vücudunuz susuz kaldığı zaman eklemlerde ağrıya neden olur. Vücudunuz iyice nemlendiğinde, eklemleriniz herhangi bir acı olmadan koşma, zıplama veya düşme gibi ani hareketleri üstlenebilir. Ayrıca, terleme yoluyla sıvıların tükenmesi, kasların kasılmasına neden olarak kramplara yol açabilir.

9. Kuru Cilt ve Dudaklar

Vücudunuzun su içermediğine dair bir başka işaret de esneklikten yoksun kuru bir cildin olmasıdır. Deri vücudun en büyük organıdır ve iyi durumda kalmak için iyi bir miktar su gerektirir. Düşük bir su seviyesi daha az terlemeye neden olur, bu da vücudun gün boyunca cilt üzerinde biriken fazla kiri ve yağı temizleyemediği anlamına gelir. Ayrıca su, toksinleri vücuttan temizlemeye yardımcı olduğu için, dehidrasyon, akne, egzama ve sedef hastalığı riskini artırır. Bir başka belirgin dehidratasyon işareti kuru ve çatlamış dudaklardır. Bu nedenle, cildinizi iyi bir nemlendiriciyle nemlendirmenin yanı sıra, yeterli miktarda su içerek cildinizi içten nemlendirebilirsiniz.

10. Hızlanan Kalp Atışı

Dehidrasyon da kalp atış hızı ve performans üzerinde doğrudan bir etkiye sahiptir. Dehidrasyon, plazma hacminde bir azalmaya neden olarak, kanı daha viskoz hale getirir. Bu kan dolaşımını etkiler ve kalp atış hızınızı artırır. Araştırmacılar, kalp atım hızının, dehidrasyondan kaynaklanan vücut ağırlığında her yüzde 1’lik bir değişim için dakikada ortalama üç vuruş değiştirdiğini bulmuşlardır. Ayrıca, dehidrasyon vücudunuzda bulunan elektrolitlerde değişikliklere neden olur ve bu da düşük tansiyona neden olur. Vücudunuzdaki ekstra stres nedeniyle, kalp çarpıntısı daha hızlı olur. Bu korkutucu olabilir. Ayrıca endişe ve paniğe neden olabilir. Kalbinizin daha hızlı attığını düşünüyorsanız, kendinizi daha iyi hissedip hissetmediğinizi görmek için yavaşça su yudumlamayı deneyin. Sorun devam ederse, derhal doktorunuza danışın.

Susuzluğu Önlemek için Öneriler

  • Her gün bol miktarda su ve diğer sıvılardan için. İçmeniz gereken su miktarı genellikle yaşadığınız iklim, fiziksel olarak aktif olmanız ve genel sağlığınız gibi bir dizi faktöre bağlıdır.
  • Güne büyük bir bardak su içerek (oda sıcaklığı) başlayın ve her öğünden önce bir bardak su için.
  • Meşgulseniz ve sık sık su içmeyi unutursanız, günde birkaç kez bir bardak su içmek için bir hatırlatma ayarlayın.
  • Nereye giderseniz gidin kendi su şişenizi taşıyın.
  • Su ile birlikte, beslenmenize su açısından zengin meyve ve sebzeleri dahil edin.
  • Alkol, enerji içecekleri ve kafein içeren diğer içecekler gibi su kaybına neden olabilecek içeceklerden kaçının.
  • Bir ateş, kusma veya ishalden muzdarip olduğunuzda, oluşan su kaybını telafi etmek için sıvı alımınızı artırın.
  • Aşırı susama, baş dönmesi, idrarın sekiz saatten fazla geçmemesi, hızlı veya zayıf nabız gibi belirtilerle karşılaşırsanız derhal doktorunuza danışın.
Lütfen Konuya Oy Verin
[Toplam: 1 Average: 5]

Konu Hakkında Bir Yorum Yazar mısın Lütfen :)