Vücuttaki Güneş Lekeleri Nasıl Geçer

Cilt Lekelerine Önlem Almak Mümkün

Yağmurlu ve bulutlu kış günlerinin geride kaldığı, güneşin yüzünü göstermeye başladığı bugünler cilt sağlığınızı korumanın tam zamanı. Dermatoloji Uzmanı Yrd. Doç. Dr. Ahu Çiler Çıkım, pek çok kişide rastlanan cilt sorunlarının başında gelen güneş lekesi ve çil oluşmasını engellemek ya da artmasını önlemek için önerilerde bulundu.

güneş lekesi
Cilt lekeleri genellikle bahar ve yaz aylarında ortaya çıkar. Melanositlerin sayı ve fonksiyonlarındaki artışın bir sonucu olarak cilt lekeleri oluşur. Aslında zararsız bir durum olmasına rağmen bazı durumlarda lekelerin oluşma sebebinin altında yatan önemli bir hastalık olabilir. Ciltte lekelenmeye neden olan tablolar arasında en sık gebelik maskesi olarak da bilinen melazma, postinflamatuar hiperpigmentasyon (cilt koyulaşması), güneş lekesi (lentigo) ve çiller yer alıyor.

En Sık Rastlanan Leke Melazma

Melazma ciltte en sık lekelenmeye neden olan tablodur. Genetik olarak yatkınlığı olan kişilerde güneş gören bölgelerde özellikle güneşe maruz kalmak ile ortaya çıkar. Çoğunlukla yüzü, nadiren de boyun ve ön kolları etkiler. Bunların yanında gebelik, doğum kontrol hapları, bazı kozmetik ürünler, epilepsi ilaçları, tiroid hastalıkları da leke oluşmasının diğer sebepleri arasındadır. Hastalığın kronik ve tekrarlayıcı özelliğinden dolayı tedavisi zordur. Bu lekelerin önüne geçebilmek için hastalar güneş ışınlarından kaçınması, düzenli aralıklarla güneş koruyucu kremler kullanmalıdırlar. Daha önceki gebeliklerinde melazma gelişen kadınların güneşten korunma konusunda daha dikkatli ve özenli olması gerekir. Bu sorunu yaşayan kişilerin gebelik sonrasında da doğum kontrol ilaçlarını kullanmaması, bu tabloya sebep olabilecek kozmetik ürünlerden kaçınmaları gerekmektedir. Melazma tedavisi sırasında cilt doktorları tarafından reçete edilebilen krem tedavileri, kimyasal soyma işlemleri ve lazer tedavileri yapılabilir. Uygulanan tedavi süresince ve sonrasında güneş koruyucu kremler düzenli kullanılmalıdır. Bu hem tedaviye destek sağlayacak hem de tekrarlama ihtimalini azaltacaktır.

Postinflamatuar hiperpigmentasyon yani cilt koyulaşması, özellikle koyu tenli kişilerde deride bir hasarlanma sonucu oluşur. Cilt koyulaşmasının oluşmasında sedef, dermatit, liken hastalığı gibi çeşitli deri hastalıkları, enfeksiyonlar, alerjik reaksiyonlar, deriye uygulanan travmalar, tedaviye yönelik girişimler, yanıklar ve ilaç reaksiyonları etkilidir. Çünkü bunlar deride pigment fazlalığına yol açmaktadır.

Güneş Lekesi Her Yaşta Görülebiliyor

Güneş lekesi, yani diğer adıyla ‘lentigo’ her yaşta görülebilir. Özellikle açık tenli kişilerde çillerle karışarak yüz, omuzlar, sırt, göğüs ve el dış kısımlarında görülen bir tablodur. Güneş lekeleri çilden daha büyük ve daha koyu renkli olur. Yaz kış deride bulunur. Yaz aylarında rengi koyudur. Açık tenli kişilerde ani güneş yanıklarından sonra sık olarak görülür. Cilt lekesi kansere dönüşmez. Fakat  ‘maligna’ olarak adlandırılan deri kanserleriyle güneş lekesi karıştırılabilir. Bu lekelerin tedavi öncesinde cilt doktorları tarafından bilgisayarlı dermoskop denen cihazlarla ayırımı yapılmalıdır. Tedavi sırasında lazer sistemleri kullanılır.

Çiller ise özellikle çocukluk yaşlardan itibaren sarışın, kızıl gibi açık tenli kişilerde, güneşle temas eden cilt bölgelerinde görülen açık kahverengi renk değişiklikleridir. Çillerin güneş lekelerinden (Lentigo) farkı yaz aylarında koyulaşır ve kış ayında nerede ise kaybolur.

Çocuklara Ekstra Koruma Gerekiyor

İnsanların ömürleri boyunca aldıkları toplam UV ışınlarının yarısı 20 yaşa kadar alınır. Bu nedenle çocukların güneşten korunması gerekir. Gün ortasında dışarıda geçen 1 saatte tüm gün içinde alınacak UV’nin yüzde 20-30’u alınmaktadır. Gündüz 09.00-15.00 saatleri arasında alınan UV’nin yüzde 75’i alınmaktadır. Sıcak, rutubet ve ultraviyole ışınlarının zararlı etkilerinden korunmak için saat 11.00-16.00 arasında dışarıda çıkılmamalıdır. Güneşe çıkmadan yarım saat önce koruyucu yağlar ve kremler sürülmelidir. Her 2 saatte bir, ayrıca yüzdükten ve terledikten sonra tekrar koruyucu krem sürülmelidir. Güneş koruyucu kremlerin en az 30 koruma faktörlü olmalıdır. Çocukların küçük yaşlardan itibaren güneşin zararlı etkilerine karşı bilinçlendirilmeli ve güneş korunma alışkanlığı kazandırmalıyız.

Ten Açıldıkça Önlem Artmalı

Cilt tipine göre güneşten nasıl korunmamız gerektiği belirlenmelidir. Beyaz tenliler, kızıllar ve hiç bronzlaşamayan ya da güneşe çıktıkça deri yanıklarıyla sonuçlanan cilt tipleri güneşin zararları açısından en fazla riski taşır. Bu nedenle açık tenli kişilerin güneşe karşı daha dikkatli olması gerekir. Fakat ozon tabakasındaki azalmalardan dolayı esmer tenlilerde de yanıkların oluşma olasılığı artmıştır.

Çevresel Yaşlanmaya Tedbir Alabilirsiniz

Sağlıklı bir cilt, sağlıklı bedenin yansımasıdır. Hava kirliliği, mevsimsel ve hormonal değişiklikler, aşırı stres, yaşam tarzı (bilgisayarlı ortamlar, televizyon, elektrikli aletler) gibi faktörler nedeniyle vücutta oluşan stres sonucu cilt yavaş yavaş yaşlanmaya başlayacaktır. Genetik ve çevresel yaşlanma olmak üzere iki türlü yaşlanma vardır. Genetik yaşlanmanın önüne geçilemez. Fakat aşağıdaki önlemleri dikkate alarak çevresel yaşlanmayı geciktirmek mümkündür.

Genç ve Sağlıklı Bir Cilt için Öneriler

Cildimizi uzun süre genç ve sağlıklı tutabilmek için bu yöntemleri uygulayabiliriz;

Günde en az 2 litre su için: Günde en az 2 litre su içmek sindirim sisteminiz için çok faydalıdır. Ayrıca cildin nem kazanması, kurumaması için de gereklidir.

Her cildin neme ihtiyacı vardır: Yüzünüzü ılık suyla yıkayın. Yüzünüzü yıkadıktan sonra cilt yapınıza ve yaşınıza uygun bir nemlendirici sürün.

Güneş kremi kullanın: Güneşe çıkmadan yarım saat önce cildinize güneş kreminizi sürün. Bunun yanında geniş kenarlıklı şapkalar kullanarak cildinizi güneşten korumalısınız.

Stresten uzak durun: Stres sadece cildinizi değil tüm vücut sağlığınızı etkiler. Stresten uzak durun mutlu olun. Yüz ifadenizin, gözünüzdeki ışık ve cildinizin çok daha güzel olduğunu göreceksiniz.

Düzenli uyuyun: Uyku sırasında tüm organlarımızın yanı sıra cildimiz de dinlenir ve yenilenir. Yeniden enerji kazanır. Günde en azından 6-7 saat uyku hem vücut sağlığınıza hem de cildinize iyi gelecektir.

Düzenli egzersiz yapın: Düzenli egzersiz dolaşımı artırır. Cildin elastikiyetini artırır ve kırışık oluşumuna engel olur. Ayrıca düzenli yapılan egzersiz yağ miktarını azaltarak tüm vücut sağlığını korumaya yardımcı olur..

Sigara içmeyin: Sigaranın bilindiği gibi her organa zarar verir. Bunun yanında cilt üzerinde de olumsuz etkilere yaratır. Sigara içerken oluşan toksinler cildin kalitesini, rengini olumsuz etkiler.

Beslenmenize dikkat edin: Gıdalardan aldığınız vitamin, mineral ve proteinler de cildinizin görünüşünü olumlu etkileyecektir. Bu nedenle taze, uygun pişirilmiş gıdaları tercih etmelisiniz.

Lütfen Konuya Oy Verin
[Toplam: 1 Average: 5]

Konu Hakkında Bir Yorum Yazar mısın Lütfen :)